Giredestrant Kombinasyonu Meme Kanserinde Tedavide Standartları Değiştiriyor
Östrojen reseptörü pozitif, insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2 negatif ileri evre meme kanseri olan hastaların tedavisinde, yeni nesil bir ilaç kombinasyonunun mevcut standart tedaviye kıyasla hastalığın ilerleme riskini önemli ölçüde azalttığı ve hastaların yaşam süresini uzattığı açıklandı.
Yeni nesil seçici östrojen reseptörü parçalayıcısı ve tam antagonisti olan giredestrant isimli ağızdan alınan yeni bir ilacı içeren kombinasyon tedavisi, standart kombinasyon yaklaşımına kıyasla hastalıksız sağkalım süresinde belirgin bir iyileşme sağladı. Üçüncü Faz evERA meme kanseri çalışmasından elde edilen bu önemli bulgular, Doktor Mayer ve çalışma arkadaşları tarafından dünyanın en prestijli tıp dergilerinden biri olan The New England Journal of Medicine
’da yayınlandı. Araştırmanın ilk sonuçları ise Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği iki bin yirmi beş kongresinde sunulmuştu.
CDK Dört Altı İnhibitörleri Sonrası Direnç Sorununa Çözüm
Östrojen reseptörü eksprese eden tümörler, tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde yetmişini oluşturmaktadır ve bu kanserler metastatik yani vücudun diğer bölgelerine yayılmış aşamaya geldiklerinde tedavileri oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Günümüzde Siklin Bağımlı Kinaz Dört Altı inhibitörleri olarak adlandırılan akıllı ilaçların tedaviye girmesi, metastatik hastalığı olan hastaların sonuçlarını büyük ölçüde iyileştirmiştir. Ancak, kanserin bu ajanlara karşı direnç geliştirip kontrol altından çıkmasından sonra, hastalar için mevcut tedavi seçenekleri hem sınırlı kalmakta hem de etkinlikleri azalmaktadır.
Dana-Farber Kanser Enstitüsü Meme Kanseri Klinik Araştırmalar Direktörü ve evERA çalışmasının baş araştırmacısı Profesör Doktor Erica Mayer, çalışmanın önemini şu sözlerle aktardı:
"Mevcut hormonal tedavilere karşı direnç geliştiren ve Siklin Bağımlı Kinaz Dört Altı inhibitörü tedavisinin ardından hastalığı ilerleyen metastatik östrojen reseptörü pozitif meme kanseri hastaları için yeni ve daha etkili tedavilere acil bir ihtiyaç duyulmaktadır. Bugün yayınladığımız sonuçlar, bu yeni nesil kombinasyon rejiminin, mevcut standart tedavi rejimine kıyasla hastalık kontrolünü önemli ölçüde artırabileceğini ve ileri evre meme kanseri olan çok sayıda hastaya büyük fayda sağlayabileceğini göstermektedir."
evERA Çalışması Hakkında Detaylar
evERA araştırması, ileri evre meme kanseri hastalarında ağızdan alınan seçici östrojen reseptörü parçalayıcısı giredestrant ilacının, hücre büyümesini hedefleyen bir diğer ilaç olan everolimus ile kombinasyon halinde kullanımını değerlendiren küresel, üçüncü faz, randomize ve açık etiketli bir çalışmadır.
Tamamı ağızdan alınan haplardan oluşan bu yeni rejim, hormonal tedavi ve everolimus içeren standart bakım kombinasyonu ile karşılaştırılmıştır. evERA, yeni bir kombinasyon stratejisini doğrudan standart bir kombinasyon rejimiyle karşılaştıran ilk üçüncü faz çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Araştırma, giredestrant bazlı bu rejimin, hem tedaviye dahil edilen tüm hasta popülasyonunda hem de tümöründe belirli bir gen mutasyonu (ESR bir mutasyonu) bulunan hasta alt grubunda hastalıksız sağkalım süresini ne kadar uzattığını incelemek üzere tasarlanmıştır.
Giredestrant isimli molekül, doğrudan östrojen reseptörüne bağlanıp onun hücresel düzeyde parçalanmasını sağlayarak çalışmaktadır. Bu sayede östrojen hormonunun kanser büyümesini uyarmasını engellemektedir.
Çalışmaya dünya genelinden toplam üç yüz yetmiş üç hasta dahil edilmiş ve hastalar rastgele iki gruba ayrılmıştır. Bir gruba giredestrant ve everolimus kombinasyonu verilirken, diğer gruba standart hormonal tedavi ve everolimus kombinasyonu uygulanmıştır. Hastaların yaklaşık yüzde elli beşinde, hormonal tedavilere karşı potansiyel direnç anlamına gelen östrojen reseptörü geni mutasyonu tespit edilmiştir.
Çarpıcı Sonuçlar: İlerleme Riski Yarı Yarıya Azaldı
Yaklaşık on dokuz aylık bir medyan takip süresinin ardından elde edilen sonuçlar şu şekildedir:
- Gen Mutasyonu Olan Grup (ESR bir Mutasyonlu Hastalar): Tümöründe bu mutasyonu taşıyan ve giredestrant içeren yeni kombinasyonu alan hastaların hastalıksız sağkalım süresi on ay olarak tespit edildi. Standart tedavi alan grupta ise bu süre beş buçuk ay seviyesinde kaldı. Bu sonuç, yeni tedavinin kanserin ilerleme veya ölüm riskini yüzde altmış üç oranında azalttığını ortaya koymaktadır.
- Genel Hasta Popülasyonu (Tüm Hastalar): Gen mutasyonu olan ve olmayan tüm hastaların dahil edildiği genel popülasyonda, giredestrant kombinasyonu alan hastaların hastalıksız sağkalım süresi sekiz buçuk ay olurken, standart tedavi grubunda bu süre beş buçuk ay olarak gerçekleşti. Bu da hastalık ilerleme veya ölüm riskinde yüzde kırk dört oranında net bir azalmaya karşılık gelmektedir.
Doktor Mayer, "Gen mutasyonu olan hasta grubunda hastalıksız sağkalım süresinin neredeyse iki katına çıkması da dahil olmak üzere elde edilen bu sonuçlar, metastatik hormon reseptörü pozitif meme kanseri ile yaşayan hastalar için son derece etkili yeni bir tedavi seçeneğine işaret etmektedir" diyerek sonuçların klinik önemini vurguladı.
Araştırmada hastaların toplam yaşam sürelerine dair veriler henüz tam olgunluğa ulaşmamış olsa da gidişatın yeni ilaç lehine olumlu bir eğilim gösterdiği belirtildi. Ayrıca giredestrant rejiminin yan etki ve güvenlilik profilinin yönetilebilir düzeyde olduğu ve ilaçların tekil olarak bilinen yan etkileriyle tamamen uyumlu seyrettiği bildirildi.