Mikrosatellite instabilite yüksek (MSI-H) lokal ileri evre rektum kanserinde Dostarlimab (Jemperli) isimli immünoterapi ilacına hızlandırılmış onay
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), rektum kanseri tedavisinde tıp tarihine geçecek bir karar imzaladı. FDA; evre II veya III, mismatch repair eksikliği (dMMR) ya da mikrosatellite instabilite yüksek (MSI-H) lokal ileri evre rektum kanseri olan yetişkin hastaların tedavisinde kullanılmak üzere, dostarlimab-gxly (Jemperli) isimli immünoterapi ilacına hızlandırılmış onay verdi.
Bu tarihi kararla birlikte Jemperli, Amerika Birleşik Devletleri'nde bu spesifik biyobelirtece sahip lokal ileri evre rektum kanseri hastaları için onaylanan ilk ve tek immünoterapi seçeneği oldu. Yıllardır kemoterapi, radyoterapi ve ağır ameliyatlara bağımlı olan tedavi süreci, yerini tamamen kişiselleştirilmiş bir akıllı tedavi yaklaşımına bırakıyor.
AZUR-1 Klinik Çalışması: Yüksek Klinik Başarı
FDA'in bu hızlandırılmış onay kararı, daha önce hiç tedavi almamış 154 yerel ileri evre dMMR/MSI-H rektum kanseri hastasının değerlendirildiği Faz 2 AZUR-1 klinik çalışmasının çarpıcı sonuçlarına dayanıyor:
• 12 Aylık Tam Klinik Yanıt: Bağımsız merkezi incelemelere göre, değerlendirilebilir hastaların yaklaşık %47’sinde (neredeyse her iki hastadan birinde) 12. ayda kalıcı tam klinik yanıt (cCR12) elde edildi. Bu sonuçla çalışmanın birincil hedefi başarıyla yakalandı.
• Objektif Yanıt Oranı (ORR): İlaç uygulanan hastaların genel olarak tümörlerinde küçülme veya tamamen yok olma oranı (ORR) %79 gibi çok yüksek bir seviyede gerçekleşti.
• Araştırmacı Değerlendirmeleri: Çalışmayı yürüten hekimlerin kendi değerlendirmelerinde ise başarı oranları daha da yüksek çıktı; hastaların %68’inde 12. ayda tam klinik yanıt saptanırken, genel yanıt oranı %82 olarak kayıtlara geçti.
Destekleyici İkinci Çalışmada %100 Başarı!
FDA, onay sürecinde AZUR-1 çalışmasının yanı sıra aynı hasta popülasyonunda yürütülen 50 hastalık çok merkezli, tek kollu bir başka Faz 2 çalışmanın verilerini de inceledi. Bu destekleyici çalışmada elde edilen sonuçlar tıp dünyasında büyük yankı uyandırdı:
• Hastaların %93’ünde 12. ayda kalıcı tam klinik yanıt elde edilirken, genel yanıt oranı %100 olarak saptandı. Yani ilacı alan tüm hastalarda tümör yükünde net bir başarı sağlandı.
Ameliyat ve Işın Tedavisi Tarihe mi Karışıyor?
Çalışmanın kıdemli araştırmacılarından, Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi Kolorectal Kanser Bölüm Başkanı Dr. Andrea Cercek, yaptığı açıklamada şunları vurguladı:
"AZUR-1 sonuçları, bu özel biyobelirteç grubuna sahip hasta popülasyonunda temelden farklı bir tedavi yaklaşımının potansiyelini kanıtlıyor. Bugün gelen onay sayesinde, MSI-H/dMMR hastaları artık hastalıklarının biyolojisine tam olarak uyan, onaylı bir tedaviye doğrudan erişebilecekler."
AZUR-1 Çalışması Nasıl Tasarlandı?
Çalışmaya dahil edilen 18 yaş üstü hastaların, evre II ila III rektum kanserine sahip olması ve hem radyolojik hem de endoskopik olarak dMMR veya MSI-H durumlarının kanıtlanmış olması şartı arandı. Vücudunda uzak metastazı olan, son 2 yılda ilerleyen başka bir kanser öyküsü bulunan ya da rektum kanseri için daha önce radyoterapi, sistemik tedavi ve cerrahi geçirmiş hastalar çalışmaya dahil edilmedi.
Hastalar, 9 siklus boyunca her 3 haftada bir damardan (intravenöz) 500 mg dostarlimab monoterapisi aldı. Tedavinin uzun dönemli başarılarını görmek adına hastaların 24. ve 36. aylardaki tam klinik yanıt oranları ile 3 yıllık olaysız sağkalım (EFS) ve genel sağkalım (OS) takipleri halen devam etmektedir.