Becotatug Vedotin ve Pucotenlimab Kombinasyonu İleri Evre Nazofarenks Kanserinde Etkili Bulundu
Epidermal büyüme faktörü reseptörünü hedefleyen antikor-ilaç konjugatı becotatug vedotin ile programlanmış hücre ölümü proteini 1 inhibitörü pucotenlimab kombinasyonunun, daha önce platin bazlı tedavi ve programlanmış hücre ölümü proteini 1 veya programlanmış hücre ölümü ligandı 1 inhibitörleri ile tedavi edilmiş tekrarlayan veya metastatik nazofarenks kanserli hastalarda antitümör aktivite gösterdiği bildirildi. Bulgular, Ruan ve arkadaşları tarafından Journal of Clinical Oncology dergisinde yayımlandı.
Çalışmanın Ayrıntıları
Magic-C001 çalışması, epidermal büyüme faktörü reseptörü pozitif ileri evre solid tümörlü hastalarda becotatug vedotin ile pucotenlimab kombinasyonunu değerlendiren, Çin'deki 13 hastanede yürütülen açık etiketli, çok merkezli birinci ve ikinci faz klinik çalışmadır. Çalışmada önce doz artırma aşamasından oluşan birinci faz, ardından doz genişletme aşamasından oluşan ikinci faz gerçekleştirilmiştir.
İkinci faza alınan tekrarlayan veya metastatik nazofarenks kanserli hastaların, birinci basamak platin bazlı tedavi sonrasında hastalık progresyonu göstermiş olmaları şart koşulmuştur.
Hastalara her üç haftada bir kilogram başına 3,0 miligram pucotenlimab ile birlikte becotatug vedotin uygulanmıştır. Becotatug vedotin birinci fazda farklı dozlarda değerlendirilmiş ve ikinci faz için önerilen doz kilogram başına 2,0 miligram olarak belirlenmiştir.
İkinci fazın birincil sonlanım noktası objektif yanıt oranı olarak belirlenirken, ikincil sonlanım noktaları yanıt süresi, hastalık kontrol oranı, progresyonsuz sağkalım, genel sağkalım ve güvenlilik olmuştur.
Etkinlik analizine, daha önce hem platin bazlı tedavi hem de programlanmış hücre ölümü proteini 1 veya programlanmış hücre ölümü ligandı 1 tedavisi almış ve önerilen dozda tedavi edilen 31 hasta dahil edilmiştir. Toplam 32 hastadan oluşan güvenlilik grubunda ortanca yaş yaklaşık 49 yıl olup yaş aralığı 31 ile 64 yıl arasında değişmiştir. Hastaların yaklaşık yüzde 28'i daha önce epidermal büyüme faktörü reseptörünü hedefleyen monoklonal antikor tedavisi almıştır.
Etkinlik Sonuçları
17 Eylül 2025 tarihli veri kesiminde, etkinlik açısından değerlendirilebilen 31 hastanın 28'inde hedef lezyonlarda küçülme görülmüştür.
İki hastada doğrulanmış tam yanıt, 20 hastada ise doğrulanmış kısmi yanıt elde edilmiştir. Böylece objektif yanıt oranı yaklaşık yüzde 71 olarak bulunmuştur. Yedi hastada ise hastalık stabil kalmış ve hastalık kontrol oranı yaklaşık yüzde 94'e ulaşmıştır.
Yanıt elde edilen 22 hastada ortanca yanıt süresi yaklaşık 14 ay olarak hesaplanmıştır. Veri kesiminde 10 hastada yanıtın devam ettiği bildirilmiştir.
Ortanca progresyonsuz sağkalım yaklaşık 12 ay olmuştur. Ortanca 19 aya yaklaşan takip süresinin ardından 12 aylık genel sağkalım oranı yaklaşık yüzde 93, 18 aylık genel sağkalım oranı ise yaklaşık yüzde 83 olarak bulunmuştur.
Güvenlilik
Güvenlilik değerlendirmesine alınan 32 hastanın tamamında tedaviyle ilişkili en az bir yan etki görülmüştür. Hastaların yaklaşık yüzde 41'inde üçüncü derece veya daha yüksek şiddette yan etkiler ortaya çıkmıştır.
En sık bildirilen tedaviyle ilişkili yan etkiler kaşıntı, hipoestezi yani duyu azalması, kansızlık ve döküntü olmuştur. Bu yan etkilerin tamamı birinci veya ikinci derece şiddetinde görülmüştür.
Tedaviyle ilişkili ciddi yan etkiler hastaların yaklaşık dörtte birinde ortaya çıkarken, tedaviyle ilişkili yan etkiler nedeniyle ölüm bildirilmemiştir.
Sonuç
Araştırmacılar, bu çalışmanın platin bazlı tedaviye ve programlanmış hücre ölümü proteini 1 veya programlanmış hücre ölümü ligandı 1 tedavisine dirençli nazofarenks kanserinde bir antikor-ilaç konjugatı ile immünoterapinin birlikte kullanıldığı ilk çalışma olduğunu belirtti.
Becotatug vedotin ile pucotenlimab kombinasyonunun yüksek objektif yanıt oranı, uzun süreli yanıtlar ve belirgin şekilde uzamış progresyonsuz sağkalım sağladığı, buna karşın toksisitenin yönetilebilir düzeyde olduğu ifade edildi.
Araştırmacılara göre bu kombinasyon, daha önce programlanmış hücre ölümü proteini 1 tedavisine direnç geliştirmiş hastalarda yeniden programlanmış hücre ölümü proteini 1 hedefli tedavi uygulanması açısından umut verici bir seçenek olabilir. Bu yaklaşımın etkinliği, halen devam eden çok merkezli, randomize, kontrollü üçüncü faz bir çalışmada doğrulanmaktadır.